SÖMÜRGECİLİK NEDİR?

11
306

SÖMÜRGECİLİK NEDİR?

Sömürgecilik

Sömürgecilik, ‘ Müstemlekecilik, yayılmacılık veya kolonyalizm ‘  genellikle egemen bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılma istemi, bununla birlikte kendisini daha güçlü kılmak ve zenginleştirmek için daha zayıf ülkenin kaynaklarını kullanması.

  1. Sömürge: Ekonomik kaynakları ve siyasi karar süreçlerinde başka ülke veya ülkelerin sözünün geçtiği özellikle ekonomik varlığına el konulan, geleceğine sahip olamayan ülke.
  2. Sömürgecilik: Sömürge elde etmeyi, bir milletin diğer milletleri siyasi ve iktisadi” hakimiyeti altına almayı öngören siyasi anlayış. Müstemlekecilik.
  3. Sömürge: bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni.

Sömürge elde etmeyi, bir milletin diğer milletleri siyasi ve iktisadi hakimiyeti altına almayı öngören siyasi anlayış. Sömürgecilik bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke. Sömürgecilik, Müstemlekecilik veya Kolonyalizm genellikle bir devletin başka ulusları, devletleri, toplulukları, siyasal ve ekonomik egemenliği altına alarak yayılması veya yayılma istemidir.

Sömürgeciler genellikle sömürdükleri bölgelerin kaynaklarına el, iş gücüne, pazarlarına el koyar ve aynı zamanda sömürgeleri altındaki halkın sosyo-kültürel, dini değerlerine baskı uygularlar.  Sömürgecilik ile emperyalizm kimi zaman birbirleri yerine kullanılan terimler olmakla birlikte emperyalizm, şekli olduğu kadar şekli olmayan alanlarda da kontrolün hakim gücün elinde bulunduğunu durumlarda kullanılmaktadır.

Sömürgecilik terimi aynı zamanda bu sistemi meşrulaştırmak veya yaymak için kullanılan bir dizi inanca da işaret etmektedir, zira Sömürgeciler kendilerinin sömürdükleri insanlardan daha üstün olduklarına inanırlar. Sömürdükleri insanları gelişmemiş toplumlardan seçerler. Dünya bu sömürgecileri, gelişmemiş toplumları refaha kavuşturmak ve gelişmelerinde katkıda bulunmak amacıyla baskı altında tuttukları şeklinde algılar veya algılanması sağlanır. Bir bakıma iyimserlik havası estirilir. Sözde bilimsel teorilerle de desteklenmeye çalışılan bu tip inançlar daha çok 19.yüzyılda Avrupa’da yayılmış ve Avrupalıların tüm dünyada sömürgeci güç olarak yayılmasının da sözde meşru dayanağı olmuştur.

Sömürgecilik bazen dini sebeplere dayanarak da olmuştur. Osmanlı devleti de din faktörüyle yayılmaya çalıştığı zaman başka devletlerle çatışma haline gelmiş ve askeri bakımdan önem kazanmıştır. Bunun için sömürgecilik hareketleri bazen askeri ve stratejik sebeplere de dayanmaktadır. İngiltere’nin 1878 de Kıbrıs’a yerleşmesi gibi. Asık ekonomik ve siyasal faktörler sömürgecilikte rol oynamaktadır.

Avrupa’yı 1890’lardan itibaren sömürgeciliğe iten faktör tamamen ekonomiktir. 1870’lerden sonra endüstrinin gelişmesi başlıca ekonomik faktör olarak görünmektedir. Endüstrinin gelişmesi ortaya bir takım önemli problemler çıkarmaktadır. Endüstri geliştikçe üretim artmıştır, üretim arttıkça endüstri ülkelerinin kendi nüfusları bu üretimi tüketemez olmuşlardır. Bir üretim fazlası ortaya çıkmıştır. Bu üretim fazlasını dağıtacak alanlar aramaya başlamışlardır.

Öte yandan endüstrinin ham madde problemi ortaya çıkmıştır. Avrupa’nın sınırlı ham madde kaynağı karşısında yeni ham madde sağlayacak topraklar elde etme zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. 19 ve 20. yüzyılın başında, sömürgeciliğin en etkili vasıtalardan biri demir yoludur. Demiryolu bilhassa Asya ve Afrika da sömürgeciliğin en gelişmesinde önemli bir vasıtadır. 19. yüzyılda sömürgeciliğin iki aktif alanı Afrika ile Uzak Doğu olmuştur. Orta ve Güney Amerika Amerika Birleşik devletlerinin nüfuzu altına girmiş ise de bu durum Afrika ve Uzak Doğudan farklı olarak doğrudan doğruya bir sömürgecilikten ziyade özel bir münasebet düzeni şeklinde ortaya çıkmıştır. Demir yolları ağını genişleterek kara bölgelerinin içlerine kadar girdiler ve maddi manevi nüfuslarını korudular.

sömürgecilik

Sömürge Tipleri

Farklı sömürgecilik tipleri vardır. Sömürgecilerin büyük kentlerdeki halkları sömürdükleri topraklara taşıdıkları tipe örnek ABD’nin ilk onüç eyaleti, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Arjantin ve Sovyet döneminde Sibirya’da gerçekleştirilmiştir. Sömürgeciler sömürdükleri topraklardaki yerli halkı kontrol etmesi veya güçle tehdit etmesi için İngilizlerin Hindistan’da, Mısır’da, Hollandalıların uzak doğuda ve Japonların sömürge imparatorluklarında yaptıkları gibi yöneticiler atarlar. Bazen Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi sömürgeci gücün kendi topraklarından getirdiği halklar yerli halklarla karışır bazen de ki çoğunlukla olan budur; Fransa’nın yönetimi altındaki Cezayir’de veya Güney Rodezya’da olduğu gibi ırken ayrı topluluklar halinde yaşamaya devam ederler. Bir başka türde de Barbados, Saint-Domingue ve Jamaika gibi ülkelerdeki geniş çiftliklere (plantasyon) beyaz sömürgeciler siyah köleler getirerek çalıştırırlar. Bir diğer sömürge türünde ise sömürgenin asıl amacı bölgenin daha geniş bir şekilde kolonize edilmesi değil ticarettir.

İlk Avrupa Sömürgeciliği

İlk sömürgecilik 15. yüzyılın sonlarında başlayan deniz yolculuklarıyla başladı. Deniz yolculukları İspanyol ve Portekiz krallıkları tarafından düzenlenerek Portekizliler Afrika’nın batı kıyıları boyunca Güneye doğru ilerlediler. Çin ile ticari faaliyette bulunmak istiyorlardı. Doğu ve Batı yarım kürelerindeki Avrupa sömürgeciliğinin kökleri, baharat ticareti için kaynak bulmak ve masalsı krallıkların varlığını keşfetmek isteyen Portekiz kaşiflere kadar geri gider. Avrupa dışındaki ilk ayak izi Ceuta’nın 1415’de fethedilmesiyle atılır.

Onbeşinci yüzyılda Portekiz denizciler 1488’de Bartolomeu Dias’ın Ümit Burnu’nun çevresinden dolanarak Afrika kıtasının aşılabildiğini gösterip Vasco da Gama’nın 1498’de Hindistan’a ulaşmasına yol açana dek Atlantik adalarını ve tüm Afrika sahillerini keşfetmişlerdir.Portekiz ve İspanyol gemicilerine açık denizlere iten diğer bir faktör değerli madenlerden altın ve gümüş elde etme duygusuydu Portekizlilere nazaran İspanyollar Orta ve Güney Afrika’ya ulaşıp yerlilerin elinde bulunan zengin altın ve gümüş kaynaklarını alıp Avrupa’ya taşıdılar.

İlk Sömürgecilikte Şirketlerin Rolü

Batı sömürgeciliği başından bu yana kamu-özel girişimin ortaklığıyla yürütülmüştür. Kolomb’un Amerika seyahatlerinin masrafı kısmen İtalyan yatırımcıları tarafından karşılanmıştır. İngiltere, Fransa ve Hollanda sömürgelerde ticari yatırım gerçekleştiren Doğu Hindistan Şirketleri ve Hudson’s Bay Şirketine ticari tekel hakkı tanımış ve ticaret sömürgedeki zenginliklerin sömüren Avrupa ülkelerine taşınması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Afrika’nın Sömürgeleştirilmesi, 15. yüzyılda köle ticareti ile başlamış ve uzun yıllar sürmüştür. Bunu en iyi anlatan terim İngilizce bir deyim olan “Afrika’ya hücum”dur.

Sömürgelerin Bağımsızlığa Kavuşması

İspanyol,  İngiliz,  Portekiz , Fransız ve Sömürgeciliği ülkelerin kaynakların el koyarak devam etmiş ise de,  sömürge ülkelerde Birinci Dünya Savaşı sonrasında ulusal özgürlük hareketleri başlamasına karşın, İkinci Dünya Savaşının sonuna kadar bu hareketler başarıya ulaşamamışlardı. İkinci Dünya Savaşı değişen dünya düzeni, toprak paylaşımı temelinde yapılan sömürgecilik Amerika’nın sahneye çıkarak özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrası Truman Doktrini ve Marshall yardımları ile kendi sömürge ve emperyal hayallerini  hayata geçirerek, bugün dünyanın ‘Ulusal en büyük emperyal sömürgeci (yayılmacı) devleti konumuna gelmiştir.

canemregündem.com

TEILEN
Önceki İçerikPROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜ
Sonraki İçerikEMPERYALİZM NEDİR?
Bağımsız, özgür, hiç bir kişi yada kurum ile nakdi, ayni yardım ilişkisi içinde olmayan, sadece özgür gazetecilik ve habercilik yapan, çevreye, doğaya ve canlı haklarına saygılı, gazetecilik anlayışı ile gündeme ışık tutmak için yola çıktım. Amacım sadece gazetecilik...

11 YORUMLAR

  1. Thanks for one’s marvelous posting! I seriously enjoyed reading it, you can be a great author.

    I will make certain to bookmark your blog and will
    eventually come back at some point. I want to encourage
    you to definitely continue your great job, have a nice day!

  2. Serum prolactin levels were not measured during the risperidone carcinogenicity studies; however, measurements during subchronic toxicity studies showed that risperidone elevated serum prolactin levels 5 6 fold in mice and rats at the same doses used in the carcinogenicity studies priligy precio

  3. priligy alternative A novel measure of clinical benefit called the growth modulation index GMI, determined by the ratio of time to progression TTP for the molecular guided treatment in comparison to the TTP with the immediately preceding treatment, was assessed

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here